Search
  • Yağız Alp Tekin

Yaban : Bölüm 1-Doruk'un hikayesi

Updated: Dec 12, 2019


-Hayır bunu sen hep yapıyorsun.

-Neden bahsediyorsun?

-İşte tam olarak bu, farkında değilmişsin gibi davranma, olup biteni anladığını biliyorum.

-Sesini çok yükselme. Burası tanıdık bir lahmacuncu.

-Her şeyi anladığının farkındayım

-Yahu, nerden biliyorsun, belki de salak biriyim, mor…

-Bırak allah aşkına, bugün iş yerinde benimle konuşmaktan nasıl kaçtığını gördüm. Bir sorun olduğunun sen de farkındaydın, konuşmak yerine…

-Ayy gerçekten kafayı yiyeceğim, başka bir zaman konuşsak? Daha havalı bir yer olsa, bir lahmacuncu olmasa mesela.


Garson sallanarak yaklaştı. Elindeki tabakları yavaş yavaş masaya yerleştirdi. Bu sırada Doruk ile Selma garsonun göz seviyesinin aşağısına bakarak düşüncelere dalmışlardı. Garson gerginliği anlamış olacak, acele acele turşuları da yerleştirdikten sonra “Abi başka bir isteğiniz var mı?” demeden genç çifti sorunlarıyla başbaşa bıraktı. Aslında bir tartışmanın sinyalleri son iki gündür iyice belirginleşmeye başlamıştı. Selma, Doruk’un ilgisinin başka yerlere kaydığından şüphelenmeye başlamıştı. Bir süredir bir araya geldiklerinde eski hazzı alamıyordu.


Evde birlikte geçirdikleri iki hafta senelerdir erteledikleri sorunları ortaya çıkarmıştı. Gün boyunca ikisi de evin farklı odalarına çekilmiş, sadece tuvalet yolunda karşılaşınca birbirlerine selam verir olmuşlardı. Selma ilişkilerinin geldiği durumdan hiç memnun değildi. Bu gidişatı değiştirmek için orman yürüyüşü planı dahi yapmıştı fakat Selma'nın girişimleri her defasında Doruk tarafından ölümcül bir sessizlikle karşılanmıştı.

Doruk kendinden bahsetmeyi, uzun süredir bırakmıştı. Senelerdir yavaş yavaş gelinen bu nokta evde kaldıkları bu iki haftalık dönemde artık iyice göze çarpıyordu.


Selma kısa boyuna ve narin vücuduna karşın talepkar bir şekilde lahmacuncuda zor sorular soruyordu.


-Neyin var dedim sana?

-Üzerime gelmeyi bırak, bir şeyim yok!

Doruk büyük bir özgüvenle "bir şeyim yok" dedikten sonra bir an durup söylediğini tarttı. Selma’nın sorusuna verilebilecek en uygun cevabı vermişti ama gerçekten doğruyu mu söylüyordu? Pek de emin değildi, haftalardır biriken bir soğuma hissi en sonunda Doruk’u baştan sona sarmış ve Selma ile ilişkilerini de etkilemeye başlamıştı. Son 2 haftadır akşamları komik Youtube videoları izliyor, yapmak zorunda olmadığı işler dışında odasından çıkmıyordu.


-Hayır bir şeyin var, gözlerinden okuyabiliyorum. Başka bir kadın mı?


Doruk tartışmanın umutsuz bir yere sürüklendiğini fark etmişti. Artık kelimeler değil de duygular konuşuyordu. Tüm bu tartışmadan duyduğu rahatsızlığı anlatmak istercesine Selma’nın gözlerine baktı ve ses tonunu yumuşatarak:

-Lütfen bu konuşmayı daha sonra yapalım. Ben de ne olduğunu bilmiyorum, beyinle ilgili kimyasal bir şey galiba. Kendimi farklı hissediyorum.

dedi. Selma, Doruk’un anlayış bekleyen sözlerinden etkilenmişti. Derin bir nefes alıp toparlandılar. Doruk ile Selma ağızlarında birer kuru karanfil eşliğinde lahmacuncudan çıkıp da yola koyulduklarında toplantıya bir saat kalmıştı. Doruk bir ara sessizliği bozdu ve haftalardır beyinlerini kemiren soruyu bir kez daha dillendirdi.


- Sence ne anlatacaklar?


- Bilmiyorum.


Senelerdir tasayla, stresle eskittikleri Türkiye Uzay Ajansı yolları bu kez Selma ile Doruk'u bir cevaba taşıyacaktı...



Bölüm 2: Uzay Darbesi

89 views

​© 2023 by STREET LIFE. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • Flickr Clean