Search
  • Yağız Alp Tekin

Kendi Mezar Taşını Almak

Updated: Jul 21


Yine o duygu Mehmet ağayı ok gibi kalbinden vurmuştu.


Oysaki Mahmut, tam da köyün saygıdeğer annesi Hatice hanımı nasıl çıplak gördüğünden bahsediyordu. Kahveye bir sessizlik çökmüş, herkes pürdikkat Mahmut'u dinlemeye koyulmuştu. Havanın ısınmasıyla sarmaşıkların sardığı dar sokağa atılan plastik sandalyeler kahveyi köyün erkekleri arasında vazgeçilmez kılıyordu. Öyle ki zamanla kahvenin sahibi Sarı Kenan işi büyütmüş, kahveye bir kasiyer oğlan bile almıştı. Bir süre sonra kalabalıktan kurtulmak için çevre köylerde görülmeyen bir uygulamaya dahi girişerek, kahveye rezervasyon uygulaması getirmişti. Sarı Kenan işin parasında falan değildi, köyde güzel bir network kurmuş haftasonları kendisinin de zevk aldığı sohbetlere vesile oluyordu. Köy ahalisi rezervasyon sistemine başta alışamamış sonraysa işin karaborsasını bile oluşturmuşlardı. Hayat burada sakin ve geceler bir başkaydı.


Hayatın koşuşturmasını evlerinde bırakan köyün erkekleri kahveye eğlenmek için geliyor, ortamdaki neşe arama hali sohbete ve yeni deneyimlere açık bir insan grubu yaratıyordu. Sokağın dar olması yüzünden birbirlerine yakın oturan köylülerin sohbetleri de ortak oluyordu. Tek bir topluluk, tek bir konu ve bir sürü çay prensibiyle işleyen kahve gecenin bu saatinde sarhoşları, karısından uzak durmaya çalışanları, meraklı gençleri bir araya getiriyordu.


Bugünün konusuysa Hatice hanımdı.


Mahmut, gecenin karanlığınında kahveden çıkıp da eve sigara almaya giderken bir şeyler görmüştü. Sigarasını dönüş yolunda tüttürürken tüllü perde arkasından dışarı süzülen kırmızı neon ışığı gözünü almış, başta tereddüt etse de karşı koyamamış, Hatice hanımın evini dikizlemeye başlamıştı.


-Kardeş bu ne dedim anlamadım önce. Bir de baktım ki hasiktir. Hatice hanım yok mu? He işte, karı kendisini sobaya bağlamış! Sağa sola sallanıyor. Lan bu ne diyorum, anlamadım başta. Bir baktım, arkasında bir adam var!


Biraz durdu ve hikayenin önemli bir yerine gelindiğini belirtmek istercesine sesini yükseltti.


-Çıplaklar! Çırılçıplak! Sikiş var ulan Sikiş!


diye bağırdı. Mahmut'un dedikleri bir fırtına etkisi yaratmış, kahve ahalisini sarsmıştı.

Bir yerlerden Hasan kafasını çıkardı:


-Karıyı görüyon mu, daha Macit yeni öldü. Daha bir ay olmadan Koca Macit'in arkasından yaptığına bak.


dedi. Kahvedeki herkes aynı fikirdeymiş gibi görünüyordu. Sinirle, Hatice hanımın statüsünü hanımdan karıya düşürmeye karar verdiler.



İşte tam da tüm bunlar yaşanırken Mehmet ağayı o duygu ok gibi kalbinden vurdu. Son günlerde bu korku nöbetleri oldukça sık olmaya başlamıştı. Bazen kalbi sıkışıyor nefes alamaz oluyor, bazense korkudan tir tir titriyordu. Mehmet ağa ölümden korkmaya başlamıştı. Tam da hayatın tadını aldığı bu dönemde nereden çıkmıştı bu? Yaş 70'e dayanmıştı doğru, ama sağlığında büyük bir sorun yoktu. İçi hala ılık ılık yaşama hevesiyle doluydu. Sabahları şevkle uyanıyor, güneş ışığı bir başka gözüküyordu. Haftalarca süren bu neşe hali son dönemde çok keskin bir şekilde kesilir olmuştu.



Akan kum saatinin bir sonunun olduğunu duyumsamaya başlamıştı. Bir gün Mehmet olmayacaktı. Nereye gidecekti, ne olacaktı? Cennet'e ya da Allah korusun cehenneme inanıyordu ama nasıl olacaktı böyle fantastik bir şey? Hiç uçan kaçan ilahi canavarlar, büyüler, mucizeler görmemişti. Şu ana dek gördüğü gri gerçekliğin dokusu nasıl olur da ölümden sonra bozulabilirdi? Şaraptan nehirler çok fantastik geliyordu. İnanıyordu ama nasıl olur hayal edemiyordu. Hayatı boyunca beynini kurcalayan bu kuşku son dönemde acı bir olasılığı düşünmesine neden olmuştu.


Yoksa bir hiç mi olacaktı? Olmayacak mıydı? Nasıl bir histi bu:


Karanlık... Yokluk... Hiçlik...?


Mehmet kimseyle göz teması kurmadan acele bir işi varmış gibi yaparak kahveden çıktı. İlk sokaktan sağa saparak orman içerisindeki mermer ustasının yolunu tuttu. Köyün taş sokaklarınının rengini açan sarı ışığın altında bir sigara tüttürdü. Köpekler uzakta havluyor, bakkalın demir kilidi sağa sola çarpıyordu. Ormanın başladığı karanlıktan ney sesleri gelmeye başladı, kendisini mezar ustası Levent'in kulübesinde buldu.




46 views

​© 2023 by STREET LIFE. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • Flickr Clean