Search
  • Yağız Alp Tekin

I Vitelloni/Fellini- Film Değerlendirmesi

Updated: Jun 8, 2019



Rimini Aylakları

I vitelloni, Fellini’nin Roma’ya gitmeden önce hayatının ilk on dokuz yılını geçirdiği Rimini’de yaşayan 20-30 yaşlarındaki bir arkadaş grubunun hikayesini anlatıyor. Soytarı Alberta, entellektüel Leopoldo, çapkın Fausto, bariton sesli Riccardo (Fellini’nin kardeşi olduğu ve kendisine epey benzediği de unutulmamalı) ve depresif Moraldo hayatlarının zor bir evresindedirler. Ana karakterlerimizin artık ergenlik dönemi bitmiş ve çevrelerinden adam olmaları konusunda dürtüklenmelere maruz kalmaktadırlar.



Aslında I vitelloni, toplum beklentilerinin içselleştirilmesinin hikayesi olarak da izlenebilir. Zira filmde tembellikleriyle, hatalarıyla, kafa karışıklıklarıyla tanıdığımız bu arkadaş grubu bir süre sonra sonra sokaktaki dayı, teyze rütbesine erişerek toplum kurallarınının yılmaz savunucuları haline dönüşecektir. Nasıl oluyor da gençler yetişkin oluyor?

Örneğin, Fausto’nun evlilik hikayesi bu büyüme temasına güzel bir örnek oluşturuyor. Filmin başında teknik olarak etkileyici bir festival sahnesiyle bahar güzeli seçilen Sandra’nın Fausto’dan hamile olduğunu öğreniriz. Bu sırada Fausto, yüksek agresiflik ve aşırı elleme içeren özel flörtleşme tekniğini başka kadınlar üzerinde mükemmelleştirmeye çalışmakla meşguldür. Hamilelik haberleri gelmeye başladıkça evlenme gerçeğini kaldıramaz ve valizlerini toparlayıp ilk trenle Roma’ya kaçmaya yeltenir. Babasının elalem ne der temalı konuşması ve biraz dayak sonra evlenmeye “ikna olur”. Kısa bir süre içerisinde evlenilir, bir dükkanda çalışmaya başlar ve çoluk çocuğa karışır.


Bu ani olgunlaşma dalgası maalesef, çapkınlığıyla tanınan Fausto’nun zihniyetini aynı hızla değiştirmez. Film boyunca birçok kez Fausto’nun başka kadınlarla birlikte olduğunu görürüz. Fausto’nun flörtleşmeyi hayatında kaybettiği heyecanı geriye getirmek için kullanması da dikkate değer bir nokta. Örneğin eşiyle sinemaya gittikleri bir sahnede yanındaki fantastik Milf kadın ilgisini çeker ve hayvani bir dürtüyle kendisini kadının peşinden sinemadan çıkarken bulur. Yapacağını yapıp tekrar sinemaya döndüğünde ağlayan karısının görüntüsü Fausto’yu hüzne boğar. O sahnedeki oyunculuk öylesine iyiydi ki, Fausto’nun eşine karşı duyduğu hüznün, sinemadaki kadının peşinden koşturan arzu kadar gerçek olduğuna en azından beni inandırdı.



Çapkın Fausto ve dilber güzeli

Fausto sadece tutkularının götürdüğü yere gitmeyi seviyordu ve bu masum özelliği yeni sosyal kimliğiyle çelişiyordu. Fellini’nin diğer filmleriyle de birlikte düşününce, Fellini’nin otobiyografik tarzının bu filmi de etkilediği söylenebilir. Fellini, Fausto ile kendi kadın düşkünlüğünü anlatırken, Leopoldo’da kaybolmuş bir entellektüel, Alberta’da çocuksu bir yetişkin ve Moraldo’da ise arayıştaki bir bireyin hikayelerini görürüz. Bu farklı özelliklerin vücut bulduğu karakterlerin olgunlaşmaya karşı verdiği farklı farklı tepkiler de filme dair dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta.


Soytarı Alberta ve şarkıcı Riccardo karakterlerinin çok yüzeysel geçildiğinin de altını çizmek gerekir. Filmin bize verdikleriyle, bu iki karakterle empati kurmak ve neyi neden yaptıklarını anlamak epey zor. Bunun yanı sıra Maroldo ilginç bir karakterdi. Film boyunca sessizliğiyle öne çıkan bu karakter, filmin sonunda şaşırtıcı bir şekilde Rimini’yi terk eden tek karakterdi. Arkadaşlarının söyleyip de yapamadığını bir gece ansızın trene atlayarak gerçekleştiren Maroldo aslında kimdi?




Moraldo ve saf işçi çocuk

Öncelikle Fausto’nun karısının, Maraldo’nun kız kardeşi olduğunu belirtmeden geçmek olmaz. Fausto’nun yalanlarına, çapkınlıklarına, iftiralarına tanık olmasına rağmen Maroldo genelde arkadaşının tarafını seçti. Hatta hiç ihtiyacı olmamasına rağmen, Fausto'nun ısrarlarına dayanamayıp hırsızlık bile yaptı. Bir diğer ilginç özelliği de geceleri arkadaşlarından ayrıldıktan sonra sabahlara kadar Rimini sokaklarında gezinmesiydi. Arayışta, tatminsiz bir karakter olduğu doğru ama bunu neden yaptığı tam bir muamma. Bir teoriye göre Moraldo’nun aidiyet sorunu ve mutsuzluğu gizli bir eşcinsellikle açıklanabilir. Küçük çocukla olan ilişkisinde utangaç bir cinsellik sezmiş olsam da arkadaşlarının çapkınlıklarına katılmaması dışında Moraldo’nun eşcinsel olduğunu iddia etmek zor.



I vitelloni psikolojik derinliği olan samimi bir filmdi. Italyan filmlerinin olmazsa olması komşuluk ilişkileri, anlayışsız sert baba, bol bol dedikodu ve vıcık vıcık arkadaşlık temaları da oldukça güzel işlenmişti. Film bir yandan muhafazakar hayat tarzına özendirirken bir yandan da karakterlerin hepsinin Rimini’den kaçmak istediği gerçeği, izleyicinin romantizme kapılıp tek yön bilet almasını engelliyor.

Fakat yine de sorun Rimini veya Roma değil. Fellini’nin dünyasında bunlar birer metafor.


Tüm bu Roma aşığı karakterler neden Rimini’yi bırakamadı?

Leopoldo, işlerini beğenen sanat yönetmeninin peşinden Roma’ya neden gitmedi?

Fausto kayınpederi tarafından Roma’ya gönderilince neden bir yıl geçmeden geri döndü?

Roma’ya gitmek bir karakter testi, birisinin tatminsizliğinin ve azminin en güzel göstergesi. Belki de Fellini de tıpkı Maraldo gibi belirsiz, tanımsız bir tatminsizliğin etkisinde kendini Roma treninde buldu.





17 views

​© 2023 by STREET LIFE. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Clean
  • Twitter Clean
  • Flickr Clean